Kredi Sözleşmelerinde Neler Değişti?

Kredi Sözleşmelerinde Neler Değişti?

Kredi Sözleşmelerinde Neler Değişti?

Bireylerin neredeyse çoğunun kullandığı, maddi problemlerin çözülmesine yardımcı olan krediler, günümüzde en çok kullanılan maddi destek kanallarından bir tanesi olmak üzere geliri olan tüm bireyler tarafından tercih edilmektedir. Bu noktada hem tüketicinin hem de bankanın haklarının korunması adına yapılan düzenlemeler, içerisinde birbirinden farklı yenilikleri barındırırken, kredi sözleşmelerinin de daha açık olarak oluşturulmasına zemin hazırlar niteliktedir. Kredi almak ya da kredi sözleşmesini tekrar gözden geçirmek isteyen bireylerin daha sonra bir problem yaşamamaları adına değişen maddeler üzerinde dikkatli davranmaları faydalı olacaktır.

Ara Ödemelerde Çift Taraflı Onay Gerekli

Kredi sözleşmelerinde değişiklik gösteren en temel unsurlardan bir tanesi ara ödeme sistemleridir. Önceleri bireyler çektikleri kredilerinde, taksit tutarını düşürmek, taksit ödemeden bir ay geçirmek ya da yüksek faizden etkilenmemek adına ara ödeme işlemi gerçekleştiriliyordu. Ancak yapılan değişiklikler ile birlikte bireylerin böyle bir değişiklik yapma hakkı bankanın da onayına bırakıldı. Ara ödeme gerçekleştirerek, taksit tutarını yeniden yapılandırmak isteyen bireyler öncelikli olarak bankalarına dilekçe vermek ve daha sonrasında da onay beklemek zorundadır. Aksi takdirde ara ödemesi onaylanmayan bireyler, kredileri hakkında tek başına işlem yapamayacaktır. Böyle bir uygulama, bankaların mağdur olmaması ve para mekanizmalarını daha iyi yönetmeleri adına son derece önemlidir.

Yüksek Geç Ödeme Faizi Kalktı

Kredi sözleşmelerinde sorun olan bir diğer durum ise geç ödeme faizleridir. Bireyler, kredi ödemelerinde herhangi bir gecikme yaşadıklarında ya da üst üste birkaç ay kredi taksitlerini ödeyemediklerinde, bankalar tarafından yüksek gecikme faizine maruz kalmaktadır. Bu durum ise bazen kullanıcılarının hem taksit tutarlarını hem de gecikme faizlerini ödemelerini daha da zor duruma sokmaktadır. Yeni yapılan kredi sözleşmelerindeki düzenlemeler ile birlikte kredi gecikme faiz oranları belirli bir tutarın üzerini geçememektedir. %30’un üzerinde kredi kullanıcısının borcunun üzerine faiz tutarı eklenmemektedir. Böyle bir işlem ise müşterinin zarar görmesini engellemenin yanı sıra faiz oranlarının da dengeye girmesine yardımcı olmuş durumdadır. Faiz oranının belirli bir noktadan sonra sabit tutulması, ödenecek olan anaparanın çok yükselmesini de engellemiştir.

Kredi Cayma Süresine Dikkat

Kredi sözleşmelerinde yapılan yeni düzenlemeler ile birlikte yapılandırılan bir diğer unsur ise kredi cayma süreleridir. Tüketiciye 14 günlük bir süre tanıyan yeni sistem ile birlikte bireyler istedikleri takdirde kredi işlemlerini gerçekleştirdikleri günden itibaren iki haftalık süreç içerisinde cayma hakkına sahiptir. Ancak burada dikkat edilecek önemli bir nokta cayma hakkının başladığı tarihtir. Belirtilen bu süre ise kredi sözleşmesinin oluşturulduğu gün başlamaktadır. Kredi kullanıcısının daha sonra mağdur olmaması adına cayma süresine dikkat etmesinde ve ödeyemeyeceğini düşündüğü durumda ise caymasında fayda bulunmaktadır. Belirtilen süreç içerisinde ise kullanıcıdan tahsis edilen tüm ücretler, işlemlerinden başlamasından en geç 7 gün sonrasına kadar tüketiciye teslim edilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir