Krediye Kefil Olmanın Riskleri Nelerdir?

Krediye Kefil Olmanın Riskleri Nelerdir?

Krediye Kefil Olmanın Riskleri Nelerdir?

Günümüzde kredi kartı, ihtiyaç kredisi, konut kredisi veya araç kredisinden en az birinin borç yükü altına girmeyen neredeyse kimse kalmadı. Ne yazık ki, kredi ve kredi kartı talepleriyle doğru orantılı olarak da, faizlerle ödenemeyecek hal alan kredi kartı borçları ve ödenemeyen kredi borçları da artıyor.

Yıllardır borç sözleşmelerine dâhil olan bir konu ise kefalettir. Zaman zaman ev kiralarken bile kefil talep edilir, bankalar özellikle kredi verirken bir mülk ipotek edilmedikçe ve istisna olmadıkça kefil talep eder. Ancak ‘formalite’ gibi görünen kefalet sözleşmeleri ne yazık ki her zaman zararsız sonuçlanmıyor ve ‘hayır’ diyemediği için pek çok insan altından kalkamayacağı bir yükle karşı karşıya kalıyor.

Kefil Nedir?

Bir borç alımına karşılık, borçlunun borcu ödememesi üzerine sorumluluğu üzerine alan kişiye kefil denir. Bankacılık işlemlerinde de kefalet sözleşmesiyle, krediye/borca kefil olan kişi, borçlunun asıl borcu ifade edememesine karşın bu riski üzerine alır.

Kefil Olurken Nelere Dikkat Etmeli?

Bir borca kefil olurken, öncelikle karşınızdaki kişiyi yeterince tanıyor olmalısınız. Şahsın bankadan talep ettiği borcun taksitleri, ödeyebileceği miktarda olmalı ve ayrıca bu sorumluluğa sahip biri olmalıdır. Aksini düşündüğünüz durumlarda kesinlikle karşınızdakini reddedebilmeli, ‘dost hatırı’ için geleceğinizi tehlikeye atmamalısınız.

Krediye Kefil Olmanın Riskleri

Kefalette risk, ifade edilen rakamın söz verilen şekilde ödenmemesi halinde ortaya çıkar. Ancak kefil bilmediği bir meblağın tümüyle ilgili değil, borcun ödenmeyen bölümüyle, yani ifayla ilgilidir. Kanunlara göre kefil, ödenmesi söz konusu borcun azami tutarından sorumludur. Bu bağlamda, kefilin sorumlu olduğu borcun bu sınır kapsamında değerlendirilmesi için, öncelikle alacaklar toplamının bu miktar içinde kalmış olması aranır. Ayrıca bu hüküm, emredici bir hukuk kuralı olması nedeniyle, taraflarca aksinin kararlaştırılması mümkün değildir. Böylece azamî koşul ölçütü mutlaka ele alınmalıdır.

Kefalet sözleşmesine göre kefil, borçlunun borcunu ödememesi durumunda, bu borçtan kişisel olarak sorumlu olmayı kabul etmiş sayılır.

Kefalet Sözleşmesi Nedir?

Kefalet sözleşmesi, Bankacılık Kanunu tasarısının 581’inci maddesine göre “Kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.

Kefalet sözleşmesi sonucu ortaya çıkan borç bağımlı bir borç olduğundan sözleşmenin kurulması başka bir borcun varlığına bağlıdır. Tarafların kefalet bağımlılığını kısmen ya da tamamen kaldırmaları söz konusu değildir. Asıl borç sona erdiği takdirde kefalet sözleşmesi de sona erecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir